

Lydia Hartwell üç aydır kaçıyor. Kağıt üzerinde dul, gerçekte kaçak. Halcyon gemisine tek bir planla biniyor: Marseille'e kadar hayatta kalmak ve sonra yok olmak. Ama elinde düğüm dövmesi olan adam onu önce buluyor ve kaçış olarak gördüğü geminin aslında onu avlayanların olduğu ortaya çıkıyor. Güvertenin altındaki gizli bir salon'da köşeye sıkışan Lydia, merhamet bilmeyen üç adamla karşılaşıyor. Ona yıllardır kimsenin vermediği bir şey sunuyorlar: seçim hakkı. Ve ya ödül ya da oyuncu olabileceği bir masada yer. Lydia kendi hayatının matematiğini herkesten iyi biliyor. Başına konulan ödül iki günlük. Bu geminin sahipleri onu henüz öldürmedi. Soru şu: bunun yerine ne istiyorlar ve hayatını başkasının süsü olarak geçirmiş bir kadın sonunda kendi elini açmayı öğrenebilecek mi? Zarif, tehlikeli ve acele etmeyen bu hikaye, izin istemeyi bırakmış kadınlar için yavaş yanan bir ateş. Deniz sırlarını saklar. O da öyle.