

Kayıp kız kardeşini aramak için Elysium'a geldi. Kaldı çünkü başka seçenek bırakmadılar ona. Lyra Coen, özel bir yeraltı kulübüne hostesmiş gibi sızar; kilitli kapılar ve tehlikeli sırlar bekler. Ama beklediği, iki adam tarafından köşeye sıkıştırılmak değildir — iktidar ve saplantının arasında yaşayan bu iki adam. Stellan, sözleşmeleri başkaları kafes inşa eder gibi düzenleyen buz gibi bir kontrolün mimarı. Ronan ise sessiz uygulayıcı — sınırlı öfkesi her tehditten daha ürkütücü. Adını biliyorlar. Neden geldiğini biliyorlar. Ve onu yutmak için tasarlanmış bir dille yazılmış bir anlaşma sunuyorlar. Tek bir madde — onların takdirine göre erişim — duvarı, sınırı ve geri dönüşü olmayan bir kapıyı açıyor. Kız kardeşini bulmak için Lyra imzalamak zorunda. Sonrasında hayatta kalmak için ise hiç hayal etmediği biri olmak zorunda — karanlığa katlanmakla kalmayıp onu yöneten biri. Tek soru şu: Özgürlüğünü mü, ilkelerini mi yoksa bunu istemediğini pretend etme yeteneğini mi kaybedecek?