Büyü yok, yüzyıllık lanet yok — sadece iki insan, bir şehir ya da küçük bir mutfak ve birine aşık olmanın çetrefilli işi. Çağdaş romans zaten bildiğiniz dünyada geçer: yanlış anda susan mesaj dizisi, kasabaya geri dönen eski sevgili, aynı odada tekrar tekrar karşılaşan iki inatçı insanın yavaş yavaş çözülüşü. Okuyucuyu çeken şey tanıdıklıktır; bunun bir versiyonunu siz de yaşamışsınızdır. Daha güçlü bir mekan duygusuyla o yere basan hissi aradığınızda küçük kasaba romanı aynı kaşıntıyı giderir; genç yetişkin romanı ise ilk işler ve ilk gerçek kırık kalplerle daha genç bir sese sahiptir.